Elegan Estetik Plastik Cerrahi ve Medikal Estetik Kliniği – Kayseri


Göz makyajının belki de en zorlayıcı ama en çarpıcı adımı olan eyeliner çekme süreci, günümüzde “Kalıcı Eyeliner” uygulaması sayesinde tarihe karışıyor. Sabah uyandığınızda bile mükemmel, simetrik ve akmayan bir çizgiye sahip olma fikri, bu uygulamayı modern güzellik rutinlerinin vazgeçilmezi haline getirdi. Peki, bu popüler işlem tam olarak nedir, hangi aşamalardan geçer ve uygulama sırasında ya da sonrasında acı hissedilir mi? Bu derinlemesine rehberde, Kalıcı Eyeliner hakkındaki tüm merak edilenleri en ince ayrıntısına kadar keşfedeceğiz.
Kalıcı Eyeliner, adından da anlaşılacağı gibi, uzun süreli bir göz makyajı çözümü sunan bir mikro pigmentasyon (kalıcı makyaj) tekniğidir. Bu işlem, günlük makyaj rutininin getirdiği zaman kaybını ve sürekli tazeleme ihtiyacını ortadan kaldırır.
Kalıcı Eyeliner, standart bir dövme işlemine benzer ancak çok önemli farklarla ayrılır. Tıbbi adıyla “mikro pigmentasyon” olarak bilinen bu yöntemde, cildin sadece en üst tabakası olan epidermisin hemen altına, özel cihazlar ve tek kullanımlık steril iğneler yardımıyla doğal mineral pigmentler işlenir.
Geleneksel dövmede pigmentler derinin daha derin katmanlarına (dermis) nüfuz eder ve kalıcılığı ömür boyu sürer. Oysa Kalıcı Eyeliner uygulamasında, kullanılan pigmentler zamanla cilt yenilenmesi, metabolizma hızı ve dış etkenler nedeniyle yavaş yavaş solar ve kaybolur. Bu yarı kalıcı yapı, kişinin zaman içinde değişen moda ve estetik tercihlerine uyum sağlama esnekliği sunar. Pigmentlerin içeriği, genellikle demir oksitler ve doğal boya ekstreleri gibi hipoalerjenik maddelerden oluşur ve bu sayede göz çevresi gibi hassas bir bölgede güvenle kullanılabilir.
Kalıcı Eyeliner uygulamasının bu kadar popüler olmasının ardında yatan sayısız pratik avantaj bulunmaktadır.
Zaman Tasarrufu: Sabahları ayna karşısında eyeliner çekmek için harcanan zamanı tamamen ortadan kaldırır. Özellikle simetrik bir çizgi yakalamakta zorlananlar için büyük bir kolaylıktır.
Kusursuz Görünüm: Terleme, ağlama, denize veya havuza girme gibi durumlarda dahi akmayan, bulaşmayan ve her an taze görünen kusursuz bir çizgi sağlar. Yaz aylarında ya da spor yaparken makyajın bozulması endişesini ortadan kaldırır.
Hassasiyet ve Alerjiler: Günlük makyaj malzemelerine alerjisi olan veya hassas gözlere sahip kişiler için ideal bir çözümdür. Sürekli makyaj malzemesi kullanma ihtiyacını azaltır.
Gözleri Belirginleştirme: Kirpik diplerine yapılan uygulama, kirpiklerin daha yoğun ve dolgun görünmesini sağlar, bakışlara derinlik ve çarpıcılık katar.
Görme Engelleri ve Titreme: Elleri titreyen, görme zorluğu çeken veya fiziksel olarak makyaj yapmada güçlük yaşayan bireyler için bağımsızlık sağlayan bir güzellik çözümüdür.
Bu avantajlar, Kalıcı Eyeliner uygulamasını pratikliği, estetik sonuçları ve uzun süreli konforu sayesinde çekici kılmaktadır.
Kalıcı Eyeliner uygulaması, basit bir işlem gibi görünse de, mükemmel sonuç için hassasiyet ve titizlikle yürütülmesi gereken aşamalardan oluşur. İşlem genellikle 1 ila 2 saat sürer ve iki seans olarak planlanır: temel uygulama ve yaklaşık 4-8 hafta sonra yapılan rötuş seansı.
Her şeyden önce, uygulamanın yapılacağı bölge tamamen temizlenir ve hijyen kurallarına uygun hale getirilir. Ardından, işlemin en kritik aşamalarından biri olan tasarım aşamasına geçilir.
Yüz Yapısı Analizi: Göz şekliniz, yüz hatlarınız ve kaş yapınız dikkate alınarak size en uygun Kalıcı Eyeliner stili belirlenir.
Ön Çizim (Mapping): Seçilen stile uygun olarak, geçici bir makyaj kalemi ile göz kapağınıza taslak çizim yapılır. Bu aşamada kalınlık, kuyruk uzunluğu ve şekli gibi detaylar netleştirilir.
Onay: Bu taslak çizim, işlem yapılacak kişi tarafından dikkatlice incelenir ve onaylanır. Uygulama, çizimin dışına çıkılmadan bu hatlar üzerinde gerçekleştirilir.
Anestezik Uygulama: Uygulama bölgesindeki hassasiyeti minimuma indirmek ve konforu artırmak amacıyla, göz kapaklarına topikal anestezik kremler sürülür. Bu kremlerin etkisini göstermesi için bir süre beklenir.
Uyuşturma etkisi başladıktan sonra, tek kullanımlık steril iğneler takılı özel kalıcı makyaj cihazıyla pigmentler cildin üst katmanına hassas bir şekilde işlenmeye başlanır. Kullanılan teknik, istenen sonuca göre değişir:
Dipliner: Bu, kirpik diplerinin hemen arasına yapılan en doğal Kalıcı Eyeliner tekniğidir. Amacı, kirpiklerin daha yoğun ve gür görünmesini sağlamaktır. Kuyruk kullanılmaz veya çok kısa ve içe dönük bir kuyrukla bitirilir. En doğal görünümü tercih edenler için idealdir.
Babyliner: Dipliner’a göre biraz daha kalın, ancak klasik eyelinera göre ince bir çizgi çekilir. Genellikle kısa ve hafif kalkık bir kuyruk içerir. Hem belirginlik hem de doğallık arayanlar için orta bir yoldur.
Klasik Kalıcı Eyeliner: En kalın çizgi ve belirgin bir kuyrukla yapılan modeldir. Günlük hayatında yoğun makyaj tercih edenler veya gözlerini daha dramatik bir şekilde vurgulamak isteyenler için uygundur.
İşlem sırasında pigment, özel bir teknikle cilt altına noktasal atışlarla yavaşça yerleştirilir. Bu süreçte pigmentin gözle teması kesinlikle engellenir ve göz kapakları gergin tutularak hassas bir çalışma yürütülür.
İlk Kalıcı Eyeliner seansı, tasarım ve uyuşturma süreci dahil olmak üzere genellikle 1 ila 2 saat sürer. Pigmentin ciltte tam olarak oturması, rengin stabil hale gelmesi ve varsa ufak boşlukların kapatılması için ikinci bir seansa ihtiyaç duyulur. Bu ikinci seans, “rötuş” seansı olarak adlandırılır ve ilk uygulamadan yaklaşık 4 ila 8 hafta sonra yapılır. Rötuş, kalıcılığı ve rengin yoğunluğunu maksimize etmek açısından zorunludur.
Kalıcı Eyeliner yaptırmak isteyenlerin en büyük endişelerinden biri, göz çevresinin hassaslığı nedeniyle hissedilecek olası acıdır. Modern teknikler ve doğru uygulamalar sayesinde, bu işlem beklentilerin aksine oldukça konforlu hale getirilmiştir.
Göz çevresi, vücuttaki en hassas bölgelerden biri olmasına rağmen, Kalıcı Eyeliner uygulamasının acı seviyesi genellikle çok düşüktür. Bunun temel nedeni, işlem öncesinde uygulanan lokal anestezik kremlerdir.
Anestezi Etkisi: Bölgeye sürülen güçlü topikal anestezikler, cildin üst katmanını tamamen uyuşturur. Bu sayede, pigment iğnesi cilde temas ettiğinde kişi yoğun bir acı hissetmek yerine, genellikle hafif bir titreşim, baskı veya çok ince bir karıncalanma hisseder.
Kişisel Acı Eşiği: Acı hissi kişiden kişiye değişebilir. Bazı insanlar neredeyse hiçbir şey hissetmezken, düşük acı eşiğine sahip kişiler hafif bir rahatsızlık duyabilir. Ancak genel kanı, işlemin dövme acısıyla kıyaslanamayacak kadar hafif olduğudur.
Uygulama Hızı ve Hassasiyeti: Hızlı ve profesyonel bir çalışma, rahatsızlık süresini minimumda tutar. Titiz bir çalışma, göz çevresindeki sinir uçlarının gereksiz yere uyarılmasını engeller.
Özetle, doğru ön hazırlık ve uyuşturma yöntemleri sayesinde, Kalıcı Eyeliner uygulaması ağrılı bir süreç olmaktan çok, hafif bir rahatsızlık hissiyle tamamlanan konforlu bir estetik işlemdir.
İşlem tamamlandıktan sonra, anestezinin etkisi geçmeye başladıkça uygulama bölgesinde hafif bir hassasiyet, kızarıklık ve şişlik oluşması çok normaldir.
Hafif Şişlik ve Kızarıklık: Göz kapakları, işlemden sonraki ilk birkaç saat ve bazen 24 saate kadar sürebilen hafif bir şişlik yaşayabilir. Bu, vücudun mikro travmaya verdiği doğal bir tepkidir. Kızarıklık da genellikle bu süre içinde azalır.
Gerginlik ve Kuruluk: İyileşme sürecinde bölgede hafif bir gerginlik veya kuruluk hissedilebilir. Bu dönemde kaşımamak ve uzmanın önerdiği nemlendirici/iyileştirici kremleri düzenli kullanmak kritik öneme sahiptir.
Acı Yok, Sadece Hassasiyet: Uygulama sonrası hissedilen, keskin bir acıdan ziyade, dokunulduğunda hissedilen bir hassasiyet ve gerginliktir. Bu durum genellikle 24-48 saat içinde hızla geçer ve bölge normal haline döner.
Kalıcı Eyeliner’ın uzun ömürlü ve pürüzsüz görünmesi, uygulama sonrası doğru bakıma bağlıdır. İyileşme süreci titizlik gerektirir.
İlk 48 saat, pigmentin ciltte sabitlenmesi ve enfeksiyon riskinin önlenmesi açısından en kritik dönemdir.
Yapılması Gerekenler:
Uygulama bölgesini temiz ve kuru tutun.
Uzmanın verdiği özel bakım kremini (genellikle ince bir katman halinde) düzenli olarak sürün. Bu kremler, iyileşmeyi hızlandırır ve kabuklanmayı minimize eder.
Göz kapaklarınızdaki şişliği hafifletmek için temiz, soğuk kompres uygulayın (doğrudan buzu cilde değdirmeyin).
Yapılmaması Gerekenler:
Su Teması: İlk 24 saat bölgeye su değdirmeyin. 48 saat boyunca duş alırken yüzünüzü buhardan ve doğrudan tazyikli sudan koruyun.
Makyaj: İyileşme tamamlanana kadar (yaklaşık 7-10 gün) göz makyajı (maskara, far, normal eyeliner) kullanmayın.
Temas ve Kaşıma: Bölgeye dokunmayın, kaşımayın veya kabukları soymayın. Kabuklar kendi kendine düşmelidir.
Yoğun Aktivite: Aşırı terlemeye neden olacak ağır spor aktivitelerinden veya saunadan, hamamdan uzak durun. Ter, pigmentin dışarı atılmasına neden olabilir.
Güneş ve Solaryum: Uygulama bölgesini doğrudan güneş ışınlarından koruyun. Güneş, rengin hızla solmasına yol açar. Dışarı çıkarken güneş gözlüğü kullanın.
Kalıcı Eyeliner uygulaması sonrasında cilt birkaç aşamadan geçer:
İlk Günler (1-3. Gün): Renk, uygulandığı andan itibaren daha koyu ve daha kalın görünecektir. Bu, cildin üst katmanındaki oksitlenmiş pigmentler ve hafif şişlik nedeniyle beklenen bir durumdur.
Kabuklanma Dönemi (3-7. Gün): Çok ince, pul pul dökülmeler şeklinde kabuklanma başlar. Bu dönemde kaşımak veya kabukları koparmak, pigmentin dengesiz bir şekilde atılmasına neden olur.
Hafifleme ve Solma (7-14. Gün): Kabuklar döküldükten sonra renk, ilk başta çok daha açık görünebilir. Pigmentin bu açık görünümü, “hayalet dönem” olarak adlandırılır. Bu geçicidir.
Renk Oturumu (14-30. Gün): Pigment, cildin alt katmanlarından yüzeye doğru yavaş yavaş geri döner ve nihai rengini kazanmaya başlar.
Nihai Sonuç: Uygulamanın tam ve nihai rengi, rötuş seansından sonra, ortalama 4-8 hafta içinde belirginleşir.
Kalıcı Eyeliner, pratik bir çözüm olsa da, herkes için uygun olmayabilir ve kalıcılığı kişisel faktörlere bağlı olarak değişir.
Kalıcı Eyeliner, genellikle şu profillere sahip bireyler için mükemmel bir estetik çözümdür:
Yoğun ve Hızlı Yaşam Tarzına Sahip Olanlar: Zamandan tasarruf etmek isteyen, yoğun iş temposunda veya sık seyahat eden kişiler.
Kontakt Lens Kullanıcıları: Günlük makyajın lenslerle etkileşiminden rahatsız olanlar.
Alerjik ve Hassas Ciltler: Göz makyajı malzemelerindeki kimyasallara karşı hassasiyeti olanlar.
Fiziksel Kısıtlaması Olanlar: El titremesi veya görme bozukluğu nedeniyle makyaj yapmakta zorlananlar.
Doğal Ama Belirgin Görünüm İsteyenler: Makyajsızken bile canlı ve derin bakışlara sahip olmayı arzulayanlar.
Ancak unutulmamalıdır ki, bazı durumlar Kalıcı Eyeliner uygulaması için risk teşkil edebilir veya uygun olmayabilir. Örneğin, hamilelik ve emzirme dönemleri, aktif göz enfeksiyonları, kemoterapi görenler (tedavi sonrası beklenmelidir) ve kan sulandırıcı ilaç kullananlar için uygulama tavsiye edilmez. Bu gibi durumlar, uygulamanın yapılacağı süreçte dikkate alınması gereken en önemli faktörlerdir.
Kalıcı Eyeliner’ın kalıcılığı kişiden kişiye değişir, ancak ortalama olarak 1.5 ila 3 yıl arasında bir süre beklenir. Kalıcılık süresini belirleyen temel faktörler şunlardır:
Cilt Tipi: Yağlı cilt tipine sahip kişilerde pigment, cildin doğal yağ üretimi nedeniyle daha hızlı çözülerek atılır. Kuru ciltlerde ise pigmentler daha uzun süre kalıcılığını korur.
Yaş ve Metabolizma Hızı: Genç ve yüksek metabolizmaya sahip kişilerde cilt yenilenme hızı daha yüksektir, bu da pigmentin daha erken solmasına neden olabilir. Yaş ilerledikçe bu süre uzayabilir.
Pigment Kalitesi ve Derinlik: Uygulamada kullanılan pigmentin kalitesi ve ne kadar derine işlendiği (ki bu mikro pigmentasyon sınırları içinde kalmalıdır) kalıcılığı doğrudan etkiler.
Güneş ve UV Işınları: Pigmentler, özellikle koyu renkli olanlar, UV ışınlarına karşı hassastır ve güneşe maruz kaldıkça daha hızlı solar. Düzenli güneş koruması ve gözlük kullanımı, Kalıcı Eyeliner ömrünü uzatır.
Kullanılan Kozmetikler: AHA, Retinol gibi cilt yenileyici asit içeren kozmetik ürünlerin göz çevresinde kullanımı, pigmentin solma sürecini hızlandırabilir.
Kalıcı Eyeliner terimi sıklıkla tüm kalıcı göz makyajı uygulamaları için kullanılsa da, teknik farklılıklar ve sonuçlar açısından bazı varyasyonlar mevcuttur. En yaygın ikisi Dipliner ve Babyliner’dır.
Dipliner (Kirpik Dibi Dolgusu): Amacı en doğal görünümü sağlamaktır. Pigment, kirpiklerin çıktığı en dip çizgiye (kirpik köklerinin arasına) incecik bir hat halinde uygulanır. Göz kapağının üstüne çizgi çekilmez, bu sadece kirpiklerin daha sık ve dolgun görünmesini sağlar. Uzaktan bakıldığında “eyeliner çekilmiş” gibi değil, “doğuştan dolgun kirpiklere sahip” gibi bir etki yaratır. Kalıcılık süresi diğerlerine göre biraz daha uzun olabilir çünkü en az hareketli bölgeye uygulanır.
Babyliner: Dipliner’dan daha kalın, klasik Kalıcı Eyeliner’dan ise daha incedir. Kirpik çizgisinin hemen üzerine, ince bir hat eklenir ve genellikle kısa, hafif bir kuyrukla biter. Amacı, hem doğal bir derinlik katmak hem de göz şeklini zarifçe vurgulamaktır. Doğal günlük makyajı seven ancak hafif bir belirginlik isteyenler için idealdir.
Klasik Kalıcı Eyeliner: En kalın çizgiye sahip olan, göz kapağının üstünde belirgin bir hat oluşturan ve genellikle uzun, kalkık bir kuyruk içeren tekniktir. Yoğun ve dramatik bir makyaj görünümü arayanlar tarafından tercih edilir.
Her üç teknikte de temel işlem aynıdır: mikro pigmentasyon. Ancak uygulamanın alanı ve kalınlığı farklı olduğundan, kişinin göz yapısına, yaşam tarzına ve makyaj alışkanlıklarına göre en uygun Kalıcı Eyeliner türünün seçilmesi, elde edilen estetik sonuç açısından büyük önem taşır. Yanlış kalınlık veya şekil seçimi, geri dönüşü zor olabilecek uzun süreli bir memnuniyetsizliğe yol açabileceği için tasarım aşamasında detaylı değerlendirme yapılmalıdır.
Kalıcı Eyeliner, modern estetik uygulamalarının en işlevsel ve zaman kazandıran çözümlerinden biridir. Gerek Dipliner’ın sağladığı ultra doğal yoğunluk, gerekse klasik Kalıcı Eyeliner’ın çarpıcı belirginliği olsun, bu teknik sayesinde makyaj derdinden kurtulabilir ve her an kusursuz görünen bakışlara sahip olabilirsiniz. İşlemin acı seviyesinin minimal düzeyde tutulması ve konforlu bir iyileşme süreci sunması, onu güzellik rutininde devrim yapmak isteyenler için cazip bir seçenek haline getirir. Doğru teknik, kaliteli pigmentler ve titiz bir bakım ile Kalıcı Eyeliner, hayatınıza kalıcı bir kolaylık ve estetik değer katabilir.
Bu bölümde, Kalıcı Eyeliner ile ilgili Google’da en çok aranan ve merak edilen sorulara detaylı ve tatmin edici yanıtlar sunulmaktadır.
Cevap: Kalıcı Eyeliner’ın kalıcılık süresi kişisel faktörlere bağlı olmakla birlikte, ortalama olarak 1.5 ila 3 yıl arasında değişir. Bu süre sonunda renk tamamen kaybolmaz, sadece belirginliğini yitirerek yavaş yavaş solar. Pigmentlerin zamanla maviye veya yeşile dönme riski, geçmişte kullanılan, demir oksit oranı yüksek ve düşük kaliteli pigmentler nedeniyle ortaya çıkardı. Ancak modern Kalıcı Eyeliner tekniklerinde kullanılan yüksek kaliteli, organik içerikli ve FDA onaylı pigmentler bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Güncel pigmentler, solarken bile genellikle daha açık bir gri veya kahverengi tona doğru açılır. Rengin uzun ömürlü ve doğru tonda kalması için, özellikle ilk yıl içinde güneşten korunmak ve rötuş seansını aksatmamak önemlidir.
Cevap: Evet, Kalıcı Eyeliner uygulamasından hemen sonra günlük hayatınıza dönebilirsiniz. İşlem sonrası göz kapaklarında hafif bir şişlik ve kızarıklık oluşması beklenir. Bu şişlik genellikle uygulamadan sonraki ilk birkaç saat içinde en üst seviyeye ulaşır ve 24 saat içinde hızla iner. İlk günlerde rengin normalden daha koyu görünmesi de iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır. Göz kapaklarınızı kapatacak kadar belirgin bir şişlik olmadığı için sosyal hayata katılım konusunda herhangi bir kısıtlama yoktur. Ancak, ilk 7-10 gün boyunca denize, havuza girmekten ve ağır egzersizlerden kaçınmanız gerekir.
Cevap: Kalıcı Eyeliner sonrası kabuklanma, cildin kendini yenileme sürecinin bir parçası olarak genellikle uygulamanın 3. veya 4. gününde başlar. Bu kabuklanma, yüzdeki yara kabukları gibi kalın ve belirgin olmaz; daha çok ince, pul pul dökülmeler şeklinde gerçekleşir. Bu süreç yaklaşık 4 ila 7 gün sürer. Bu dönemde en önemli kural, kabukları kesinlikle kaşımamak veya zorla koparmamaktır. Kabukların doğal yollarla dökülmesine izin verilmelidir. Kabukları koparmak, pigmentin dengesiz atılmasına, boşluklar oluşmasına ve hatta iyileşme sonrası yara izi kalmasına neden olabilir. Bölgeyi nemli tutmak ve uzmanın önerdiği kremi kullanmak, kabuklanmayı yumuşatır ve süreci hızlandırır.
Cevap: Evet, Kalıcı Eyeliner uygulamasından önce kontakt lenslerinizi kesinlikle çıkarmanız gerekir. İşlem sırasında bölgenin tamamen steril olması ve pigmentlerin lenslerle veya gözün kendisiyle temas etmemesi hayati önem taşır. Uygulama sırasında gözleriniz kapalı olacaktır ve işlem, göz kapağını gererek yapılır. Lenslerin çıkarılması, hem gözünüzün rahat etmesini sağlar hem de olası bir tahriş veya enfeksiyon riskini önler. Lenslerinizi, uygulamadan hemen önce çıkarıp, bölge tamamen iyileşene kadar (genellikle 7-10 gün) takmamanız önerilir.
Cevap: Kalıcı Eyeliner, daha kalın, belirgin ve genellikle kuyruklu olan klasik makyaj çizgisini ifade eden genel bir terimdir. Dipliner ise Kalıcı Eyeliner tekniklerinin en doğal olanıdır; sadece kirpiklerin çıktığı en dip hatta, kirpik aralarını dolduracak şekilde, kuyruksuz ve ince bir hat uygulanır. Dipliner’ın amacı kirpiklerin yoğunluğunu artırmak, Kalıcı Eyeliner’ın amacı ise göz şeklini belirginleştirmektir. Kalıcılık süresi açısından, genellikle Dipliner uygulaması, en az hareketli bölgeye yapıldığı ve daha az pigment kullanıldığı için Kalıcı Eyeliner’a göre bazen daha uzun ömürlü olabilir. Ancak her iki teknik de ortalama 1.5 ila 3 yıl kalıcılık sunar ve esas kalıcılık süresini cilt tipi belirler.
Cevap: Evet, eski, solmuş ve rengi açılmış bir Kalıcı Eyeliner uygulamasının üzerine yeni bir uygulama yapılabilir. Buna “yenileme” veya “rötuş” denir. Ancak bu durum, eski pigmentin ne kadar solduğuna ve renginin ne kadar değiştiğine bağlıdır. Eğer eski çizgi hala çok belirginse, şekli bozuksa veya rengi belirgin şekilde mavi, yeşil veya turuncuya dönmüşse, yeni uygulamadan önce eski pigmentin bir miktar silinmesi veya nötralize edilmesi gerekebilir. Solmuş ve şekli doğru olan eski bir Kalıcı Eyeliner‘ın üzerine doğrudan uygulama yapmak, yeni pigmentin rengini tazeleyecek ve ömrünü uzatacaktır. Bu durumda, yeni uygulamadan önce mevcut durum detaylıca değerlendirilmelidir.
Cevap: Kalıcı Eyeliner uygulaması sonrasında gözlerinize maskara sürmek için iyileşme sürecinin tamamlanmasını beklemeniz gerekir. Bu süre genellikle 7 ila 10 gündür. Maskara ve diğer göz makyajı ürünleri, iyileşme sürecindeki hassas bölgeye bakteri taşıyarak enfeksiyon riskini artırabilir. Ayrıca, makyajı temizlemek için yapılan ovma hareketi, iyileşmekte olan kabukların erken dökülmesine ve pigment kaybına yol açabilir. Bu nedenle, bölge tamamen iyileşmeden ve tüm kabuklanma bitmeden maskara ve diğer göz makyajı ürünlerini kullanmaktan kaçınmalısınız.